Sapanca INFO

Kategori: BLOG Yazar

Sapanca Ormanlarındaki Sessiz Çete: Mantarlar

H. Kübra KÜÇÜKBALKAYA
Güneş, Samanlı Dağları’nın ardına çekildiğinde, Sapanca ormanlarında bir devinim başlar. Kuşlar susar, fısıldaşan yapraklar karanlığın koynuna çekilir ve işte o anda bir çete uyanır: Mantarlar. Bu sessiz çetenin izini sürmeye hazır mısın?...

Bir Annenin Gözyaşları

Lâ Edri
Geçmişin küçük anıları, yıllar sonra bile aile olmanın anlamını ve anneliğin sessiz fedakârlığını yeniden ve derinden hissettirir. La Edri, çocukluk anılarının tozlu raflarından bir bayram arefesi hatırasını özenle çıkarıyor....

Sapanca ‘nın Hikâyesini Daha İleri Taşımalıyız…

Dr. İsmail KOÇ
Sapanca’da yeni bir hikâye yazıldı. Gencimize umut, toprağımıza değer, soframıza helâl lokma sunan; umudunu memleketinde, emeğiyle üreten insanların sessiz ama kararlı hikâyesi bu. Ne sadece bir yatırım, ne de sıradan bir girişim…Dr. İsmail Koç, bu yolculuğun izini sürdü....

Sapanca’nın Kalbine Turizm Düşünce

Prof. Dr. Aydın YILMAZER
Ben Prof. Dr. Aydın YILMAZER. Sapanca’nın kalbinde atmaya başlayan bir çocukluk hikâyesi, zamanla akademinin nabzında olgunlaştı, sonunda memleketimin damarlarında belediye başkanı olarak can buldu. Şimdi ise kalbimize düşen bir başka ritim var: Turizm....

Gülümse …

Vedat SEVGİGÖR
Vedat SEVGİGÖR, Anadolu’da bir meydanda karşılaştığı engelli bir bireyin etkileyici hikâyesini kaleme alıyor. Yazar, bu özel karşılaşmanın detaylarını okuyucusuyla paylaşarak, hayatta yapılan küçük ama anlamlı iyiliklerin değerini vurguluyor ve unutulmaz bir farkındalık hikâyesi sunuyor. Gülümse ......

Sapanca Sonrası Sendromu

Coşkun BALTA
Yeni bir tatil sezonu geldi çattı! Milyonlarca insan Sapanca’ya gelmenin hayalini kuruyor ama sadece şanslı olanlar bu hayalini gerçeğe dönüştürebilecek. Sonra ne mi olacak? Birkaç gün sonra geri dönecekler ve o meşhur durum kendini gösterecek: Sapanca Sonrası Sendromu (SSS)!...

Kızgın Güneş

Hatice Saadet ŞERBETCİ
Hatice Saadet Şerbetçi’nin satırlarında hissettirdiği gibi, yolculuk bazen kızgın güneş altında bir valizle değil, kalbin yüküyle başlar. Hüzünle umut arasında sallanan adımlarla bir yuva, bir sığınak aranır. Kahve kokulu kitapların huzurunda düşler büyütülür, hayallerin peşine düşülür. Çünkü hayat, beklemek için değil, cesaretle yaşamak içindir....

TAŞ; İnsanlığın Parmak İzi

Vedat SEVGİGÖR
Taş deyip de geçme dostum… Üstüne basıp geçtiğin, duvarlarda gördüğün o taş var ya, belki de bin yıl öncesinden sana bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Kim bilir, kaç el dokundu ona, kaç yürek hikâyesini kazıdı? Kimi zulmetti taşla, kimi ona can verdi. Kimi bir mezar taşına dert döktü, kimi bir duvara umut ördü. Vedat SEVGİGÖR, bu yazısında taşın dilini çözüyor, geçmişin sesini bugüne taşıyor....
İçimdeki BEN, Dışımdaki SEN ve SAPANCA ...