Sapanca’da sivil toplumun uzun yıllara yayılan birikimi, bugün yeni bir dönüşümün eşiğinde duruyor. Dernek ve vakıfların yanında, daha esnek ve hızlı hareket edebilen platformlar dikkat çekiyor....
Sapanca’nın geleceğini derinden etkileyecek tarihi bir protokol imzalandı: “Sapanca-Soğucak Ekoturizm Projesi.” Ormanlarımızın içinde kilometrelerce yürüyüş yolu, bisiklet parkurları, çeşmeler, seyir terasları... Evet, kağıt üzerinde heyecan verici bir vizyon. Yakın geçmişin yarattığı travmalarımızı hafifleten şey ise, bu sefer işin başında Sapancalının olması. Çünkü başka Sapanca yok!...
Bazıları servetini “hikmet”, bazı toplumlar ise sessizliğini “misafirperverlik” sanıyor. Sapanca’da yine birileri kendini “evliya”, kenti ise kendi dergâhı zannetmeye başladı. Son yaşananlar, “bu kadarına da pes” dedirtecek cinsten....
Sapanca’da siyaset; çarşıda bir selam, göl kenarında bir bardak demli çaydır. 2024’teki bayrak değişiminin ardından adeta bir 'musafaha' yaşanmış, kurulan 'Siyasi Partiler Masası' kasabanın umutlarına tek bir şey fısıldamıştı: #MeseleSapanca. Sonra... Derin bir sessizlik. Peki, o masanın bir anda sessizliğe bürünmesinin sebebi neydi?...
Sapanca’nın ruhunu görünür kılmak ancak ruhu olanların işidir. Onur Arapoğlu; Samanlı Dağları’nın zirvesinden Sapanca Gölü’nün derinliğine uzanan kadrajıyla, bu coğrafyanın saklı kalan tarafını ortaya çıkarıyor. Onun objektifine yansıyan bir su samuru ya da bir yaban izi; yalnızca estetik bir kare değil, bu toprakların hâlâ yaşadığının en dürüst kanıtıdır. Çünkü insan, ancak gördüğünü tanır, tanıdığını korur....
Sapanca’nın bugünkü nüfusunun belki de üçte biri, o siyah-beyaz 70’lerin rüzgârını bu gölün kıyısında birer çocuk olarak soludu. Şimdi söz sizde: Siz, kendi çocukluğunuzun 70’ler Sapanca’sını nasıl hatırlıyorsunuz?...
Yine savaşın nefesi, yine yıkımın gölgesi, yine ölümün sağır edici sessizliği... Küresel zulmün gölgesinde kendi kanlı krallıklarını kurmaya çalışanlara karşı, bir 'vicdan krallığı' kurmak mümkün mü? Kudüs’ten Sapanca Gölü kıyısına uzanan insan olma yolculuğunda; asıl kurtuluş, küçük ama sarsılmaz adımlarda olabilir mi? Sahi, bugün dünyayı daha iyi yapmak için attığınız o en küçük 'ilk' adım nedir?...
Köylerin mahalleye dönüşmesiyle birlikte muhtarlık; artık sadece evrakların mühürlendiği bir büro değil, yerel liderliğin ve değişimin kalbi haline geldi. Biz de, bu değişimi bizzat yöneten; gençlerin "Ömer Abi", büyüklerin ise "bizim evlat" diyerek bağrına bastığı Kırkpınar Tepebaşı Mahalle Muhtarı Ömer ÇAPOĞLU ile mahallesine olan köklü sevdasını ve Tepebaşı’nın vizyoner dönüşüm hikâyesini konuştuk....
Sapanca geceleri kimseyi korkutmaz ama kimseyi de dışarı çağırmaz. Gündüz turist kalabalığından nefesi daralan ilçe, gece olunca içine kapanır. Sokaklar birer birer sessizliğe gömülürken, Samanlı Dağları’ndaki ışıklar küstahlaşır. Ve işte o iki manzara arasındaki fark büyüdükçe, bir hüzün çöker Sapanca’ya. Çünkü, ilçenin ritmi gündüze mecbur, geceye kırgındır....
Yapay zekâ artık yalnızca teknolojinin değil, hayatın ritmini de belirliyor. Biz de yeni dijital yol arkadaşımızla röportaj yaptık, Sapanca’nın 2050’de nasıl bir yer olabileceğini sorduk. Peki siz olsaydınız, yapay zekâya hangi soruyu yöneltirdiniz?...