Sapanca INFO

Sapanca’nın Muhtarsız Mahalleleri: “Mezarlıklar”

Sapanca’nın mezarlıkları ilçemizin ve hayatımızın en sahici parçalarıdır. Fırsat buldukça daha doğrusu her fırsatta mezarlıkları ziyarete gitmeliyiz. Kısa bile olsa bu tür ziyaretlerin faydası çoktur; hırslarımızı dizginler, dünyaya olan aşırı düşkünlüğümüzü önler. Hayata, ailemize ve dostlarımıza dair derinlikli bir muhasebe yapmanıza yardımcı olur mezarlıklar.

Her gittiğimizde ölüler, ölümlülere hep aynı tembihte bulunur sanki: “Daha sakin.”

Gençliğimizin ilk yıllarında ölüm, hayatımızın arka sokağıydı. O vakitler, ölüler ile dirilerin arası bu kadar açık değildi. Ölüm, ailemizin bir ferdi gibiydi, mezarlık da semtimizin en sakin köşesi.

Şimdi ölmüyor “EX” oluyoruz, arabaların “pert” olması gibi bir şey bu sanki. Ölenler, bireysel ve toplumsal hayatımızdan kovulurcasına, meskûn mahallerin dışına hatta en uzak yerlere gönderiliyor. Haliyle, mezarlık ziyaretleri de mezarlıklarda hayat ve memat/ölüm üzerine yapılan esaslı yüzleşmeler de iyiden iyiye azalıyor.

‘Tıp çok ilerledi’ diye sevinip dursak da artık evlerimizde değil hastane köşelerinde ölüyoruz. Başımızda Yasin ve Tebareke okuyan, şifa bulmamız için dua eden akrabalarımız değil, laboratuvar sonuçlarını müzakere eden doktor ve hemşireler oluyor. Belki de son bir umut, kalp masajı.

Sapanca’da çarşıda otururken önümüzden geçen belki de tanımadığımız bir cenazenin ardına takılır giderdik, son yolculuğa şahitlik etmek üzere mezarlığa kadar, peşinden hiç ayrılmadan! Uzaktan seyreden kadınlar, tedirgin yaşlılar, hiç ölmeyecekmiş gibi davranan gençler, işini ustalıkla yapan belediye çalışanları.

Siz hiç gurbetten Sapanca’ya gelen cenaze gördünüz mü? Otobüsle yahut özel araçla. O cenazelerin biriyle yolculuk ettiniz mi!

Güldibi mezarlığında dört kişilik yer almak, ilk odaya gömülmeyi istemek ve yanına kimlerin yatacağını vasiyet etmek! Bana hep dokunaklı gelmiştir. İçli ve vefalı insanlara mahsus bir tercih olmalı. Orada, kendi toprağında, ailesiyle beraber evindeymiş gibi.

Sapanca’nın mezarlıklarında bazı hanelerin üstünde “aile mezarlığı” yazar. Ölünce bile birbirinden ayrılmak istemeyen anneler, babalar ve aile bireyleri. Sağ iken bile yan yana gelmekten nefret eden birçoklarına inat.

Ölüm! Hayatın biricik hakikati, gitmek için geldik, ölmek için yaşıyoruz.

Kemer’den Erenler’e kadar Sapanca’nın mezarlıkları, Sapanca’nın belki de en kalabalık muhtarsız mahalleleri gibidir!

İlçe merkezinin biraz uzağına yapılınca mezarlıklar ve hayatın telaşından unutulsa da, 1755 yılından beri Sapanca’nın tam merkezinde ki Camii Cedid Kabristanlığı ölümün ibret dolu gösterisini izlemek isteyenler için büyük bir nimettir. Ayrıca kitabesi ile de hangi esnaf yakınları ile hangi devlet yöneticilerinin yakınlarını uzun yıllardır misafir ettiğini anlatır, dinlemek isteyene. “Bakkal esnafından Hacı İbrahim Ağa, İsmail Ağanın kızı Mustafa Efendi’nin oğlu Esad Ağa’nın eşi, İzmit Valisi Selim Paşa’nın oğlu Münir Bey, Genç Mustafa’nın oğlu Muhammed’in kız kardeşi Hafize.”

Sapanca Kemer Mezarlığının girişinde yer alan kemerde Yanyalı Vecihi Orhan Bey Efendi’nin “Bir oğlum var idi bin beşyüz yaşında ham traş. Bilseydim dünyada ölüm olduğunu, koymaz idim taş üstüne taş” sözünü kitabeye neden yazdırdığını düşünmek isteyenler için de Vecihi Kapısının sağ ve sol tarafına bakmaları yeterli olabilir.

Yanık Köy mezarlığının bir köşesine 15. Kolordu Komutanlığı tarafından yaptırılan Yanıkköy (Kızderbent) Şehitliği’nin duvarında ki kitabede “Askeri Şehitlik-Mart 1923; İbrahim oğlu Dursun, Kamil oğlu Nuri, Osman oğlu Zekeriya, Mehmet Başçavuş” kaydı yer alsa da 8 şehidimizin bu mahallede ikamet ettiği kayıtlarda geçer. Kendilerini mahzun hissetmesin şehitlerimiz! Şehitlik, bir adım ötesi karanlık iken koşarak, coşkuyla ölüme gitmek, sırtında izzet ve iffete dair tüm sorumlulukları taşırken bir anda omuzlarda cennete yolculanmaktır. Şehitlik, gidene cennet kalana imtihandır.

80’lerin sonunda Kınalı-Sakarya Otoyolu güzergahında olduğu için taşındığında Yanıkköy (Kızderbent) Şehitliği, muhtarsız mahallenin sakinlerinin yaptığı yolculuk pek merak edilmemiş olabilir. Endişe etmeye gerek yok! Kemer Mezarlığı içerisinde gasilhanesi, morgu ve mescidi bulunan sosyal tesis klimalı yolculuk hizmeti ile zamanı geldiğinde hepimizin merakını giderecektir.

Kaynak:
1) İBRAHİM TENEKECİ – Şair, Yeni Şafak’ta köşe yazarı
2) Doç. Dr. Faruk ÇELİK | Sapanca Tarihi ve Camileri – S.47,48,49
3) Sapanca Gazetesi
4) Sapanca Belediyesi

Yorum Yap

İçimdeki BEN, Dışımdaki SEN ve SAPANCA ...