Sapanca’nın bugünkü nüfusunun belki de üçte biri, o siyah-beyaz 70’lerin rüzgârını bu gölün kıyısında birer çocuk olarak soludu. Şimdi söz sizde: Siz, kendi çocukluğunuzun 70’ler Sapanca’sını nasıl hatırlıyorsunuz?...
Köylerin mahalleye dönüşmesiyle birlikte muhtarlık; artık sadece evrakların mühürlendiği bir büro değil, yerel liderliğin ve değişimin kalbi haline geldi. Biz de, bu değişimi bizzat yöneten; gençlerin "Ömer Abi", büyüklerin ise "bizim evlat" diyerek bağrına bastığı Kırkpınar Tepebaşı Mahalle Muhtarı Ömer ÇAPOĞLU ile mahallesine olan köklü sevdasını ve Tepebaşı’nın vizyoner dönüşüm hikâyesini konuştuk....
Orhan BALKAYA … Nam-ı diğer Kankuloğlu. Batum’dan başlayan bir göç hikâyesi. 87 yıl boyunca Samanlı Dağları’nın gölgesine saldığı kök öyle derine indi ki, artık o sadece bir ailenin değil Sapanca’nın hikâyesi oldu....
Sapanca geceleri kimseyi korkutmaz ama kimseyi de dışarı çağırmaz. Gündüz turist kalabalığından nefesi daralan ilçe, gece olunca içine kapanır. Sokaklar birer birer sessizliğe gömülürken, Samanlı Dağları’ndaki ışıklar küstahlaşır. Ve işte o iki manzara arasındaki fark büyüdükçe, bir hüzün çöker Sapanca’ya. Çünkü, ilçenin ritmi gündüze mecbur, geceye kırgındır....
Hayret, insanın Allah’a açılan ilk kapısıdır. Bu kapı kapanınca, insan da kapanır. Yapay zekâ ve hız çağında, insan her şeyi biliyor ama hiçbir şeye hayret etmiyor. Ama Sapanca… Hâlâ durup baktırıyor, içimizdeki hayreti uyandırıyor. Belki de bu yüzden hâlâ insana iyi geliyor....
Sorgulamak tanımakla başlar; tanımak ise şiddetin panzehridir. Biz de 30 yıldır Sapanca’da gençlerimize düşünmeyi ve sorgulamayı öğreten Yusuf YAVUZYILMAZ’ı, düşünceleri ve eğitime kattıklarıyla daha iyi tanımak ve anlamak için kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdik....
Yapay zekâ artık yalnızca teknolojinin değil, hayatın ritmini de belirliyor. Biz de yeni dijital yol arkadaşımızla röportaj yaptık, Sapanca’nın 2050’de nasıl bir yer olabileceğini sorduk. Peki siz olsaydınız, yapay zekâya hangi soruyu yöneltirdiniz?...
Ben Prof. Dr. Aydın YILMAZER. Sapanca’nın kalbinde atmaya başlayan bir çocukluk hikâyesi, zamanla akademinin nabzında olgunlaştı, sonunda memleketimin damarlarında belediye başkanı olarak can buldu. Şimdi ise kalbimize düşen bir başka ritim var: Turizm....
Aziz Soylu, yaşadığı coğrafyanın ruhunu kalbinde taşıyan ve bunu dizelerine işleyen bir şair. Bugün ise hem mısralarıyla hem de vatan sevgisini gençlere aktaran duruşuyla kalplere dokunmaya devam ediyor....
Kışın ilk günleri gelirken, sonbahar usulca el sallayıp çekiliyor. Dallarda titreyen son yapraklar, beyaz bir sessizliğe hazırlanıyor; hisseden var mı? Sapanca dağları dertli dertli iç çekiyor; işiten var mı?...