Orhan BALKAYA … Nam-ı diğer Kankuloğlu. Batum’dan başlayan bir göç hikâyesi. 87 yıl boyunca Samanlı Dağları’nın gölgesine saldığı kök öyle derine indi ki, artık o sadece bir ailenin değil Sapanca’nın hikâyesi oldu....
Bir fotoğraf karesi bazen bin kelimeyi susturur, bin yarayı kanatır. Gazipaşa’nın ortasında, boynu bükük duran o kuyuya bakınca insanın kulağına bir hatıranın feryadı geliyor. Bir zamanlar su, ay sonu kapıya dayanan bir "fatura" değil; toprağın bağrından çekilen bir "hak" idi. Şimdi ise pınarlar borulara, borular fabrikalara hapsedildi. Kendi toprağımızın alın terine müşteri olduk. Bu hikâye, suyun değil; bizim vefamızın kurumasıdır. İşgal ise vefanın bittiği yerde başlar....