Sapanca INFO

Sapanca Hakkında Yazılan İlk Kitap

Şehirler, taşlara kazınan yazılarla değil, anlatılan hikâyelerle yaşar. 1957 yılında Hayrettin UYSAL tarafından yazılan “Sapanca” adlı bu kitap, güzel ilçemizin belediye tarihinde ilk kez kendi tarihini kayıt altına aldığı bir hatıradır. Hem kitap hem de yazarı, Sapanca’nın kültürel ve toplumsal dokusuna dair zamansız bir tanıklıktır.



Her şehrin bir hafızası vardır. Bazı şehirler bu hafızayı taşlara, mezar kitabelerine, han duvarlarına kazır. Bazıları ise eski fotoğraflarda, gazete kupürlerinde saklar. Ama Sapanca gibi suyun kenarında büyüyen şehirler, hafızasını çoğu zaman anlatılmamış hikâyelerin içinde saklar. İşte tam da bu yüzden, 1957 yılında yazılan Sapanca kitabı, bu şehrin ilk defa kendi tarihini kayıt altına aldığı en önemli eserlerden biridir.

Bu kitap, Sapanca’nın ilçe oluşunu kutlamak adına kaleme alınmış ama sadece bir kutlama metni değil; aynı zamanda şehrin hafızasına düşülen ilk büyük nottur. Hayrettin Uysal’ın yazdığı bu 58 sayfalık eser, dönemin belediye başkanından valisine, milletvekilinden öğretmenine kadar geniş bir katılım ile oluşturulmuştur.

Kitapta sadece Sapanca’nın ilçe oluş süreci değil, aynı zamanda bu küçük ama köklü yerleşimin geçmişi, kültürel dokusu ve toplumsal yapısı da ele alınmış.

Hayrettin Uysal Kimdir?

Hayrettin UYSAL, Kocaeli’nin Gündoğdu köyünde doğdu, Arifiye Köy Enstitüsü’nden mezun oldu. İstanbul Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nü ve TODAİE’yi bitirdi, Kamu yönetimi uzmanı oldu. Millî Eğitim Müdürlüğü ile Lise ve Orta Okullarda Sanat Tarihi ve Türkçe Öğretmenliği görevlerinde bulundu. MEB Talim Terbiye Dairesi Raportörlüğü, Test ve Araştırma Bölümü uzmanlığı Türkiye Öğretmen Dernekleri Millî Federasyonu Genel Başkanlığı yaptı.

Sapanca kitabının 36 ncı sayfasında Sapanca’nın 1952 yılında öğretime açılan ortaokulundan bahsedilir. İçinde zengin bir kitaplığı, işliği, laboratuvarı, 200 yakın öğrencisi, 6 asil öğretmeni ile 5 ücretli öğretmeni olan okuldan. Uysal, bu okulda Türkçe öğretmeni idi. Uysal, bu okulda kaç Sapancalı genci eğitti bilinmez ama Sapanca eski belediye Başkanı Osman Nuri ERDOĞAN, onun öğrencisi idi.

UYSAL, siyasi hayata atıldıktan sonra CHP’den 2. (XIII), 3. (XIV), 4. (XV) ve 5. (XVI) dönem Sakarya Milletvekilliği ile Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptı. CHP Genel Başkan ve Genel Sekreter Yardımcısı ve CHP Millet Meclisi Grup Başkanvekili oldu. Uzun süre CHP Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu üyelikleri görevini üstlendi. Türkiye Öğretmenler sendikası (TÖS) kurucu üyesi olarak ilk yönetiminde yer aldı. Türkiye’nin çeşitli gazetelerinde ve dergilerinde makaleleri, öykü ve şiirleri yayınlandı. 1997-1999 yılları arasında TBMM Başkanı Siyasi Danışmanı ve Başkanlık müşavirliği görevlerinde bulundu. Sapanca, Yollar Çamur, Mustafa Kemal Sabahları adlı kitapları bulunmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır. 26 Kasım 2021 günü Ankara’da vefat etti.

Uysal’ın Sapanca adlı eserin kapağını ve içindeki fotoğrafları hazırlayan Hüsnü Gürsel, kitabın sadece bir metin olmasının ötesine geçmesini sağlamış. Çünkü bir şehrin hikâyesini anlatırken kelimeler kadar görseller de önemlidir. O dönemlerde fotoğraf çekmek şimdiki gibi kolay değil; her kare özenle seçilir, her çerçeve bir anlam taşır. Hüsnü Gürsel’in kareleri, 1957 Sapanca’sının yüzünü, mimarisini ve insanlarını bugüne taşıyan önemli miraslardır.

Kitabın yayınlanmasını sağlayan Sapanca İlçe Kutlama Komitesi, sadece bir resmi kurul değildi, aslında bir dönemi temsil eden insanlardan oluşan bir topluluktu. Belediye başkanından doktoruna, tarım kredi kooperatif müdüründen öğretmenine kadar pek çok meslek grubundan insan bir araya gelip bu kitabı hayata geçirdi. Aralarında kimler mi vardı? Milletvekili Hamdi Başak, Sakarya Valisi Nazım Ünver, Sapanca Bucak Müdürü Kemal Ergin, Belediye Başkanı Asım Temren, Sakarya İskân Müdürü Zekai Paşık, Dr. Refik Tezcan, Kâzım Doğancı, Niyazi Güdüloğlu, Osman Toker, Mehmet Gezmişoğlu, Sebahattin Rendantiyen, Yusuf Balkaya, Öğretmen Ali Cebeci, Ahmet Küçük ve Tarım Kredi Kooperatif Müdürü Kemalettin Cebeci.

Peki, bu kitap bugün nerede?

Uzun yıllar tozlu raflarda bekleyen bu eser, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde bulunabiliyor. İşte kütüphane kaydı:

Bu kitabı kimlerin bulup okuduğu, kimlerin sayfalarını çevirerek eski Sapanca’yı görmeye çalıştığı meçhul. Ama bildiğimiz bir şey var: Bu kitap, Sapanca’nın ilk kez kendi hikâyesini yazdığı, suyun hafızasına kazınmış en kıymetli miraslardan biridir.

Tarih sayfalara yazılır, ama şehirler onu yaşatmakla yükümlüdür. Sapanca, bu kitabı yalnızca arşivlerde saklamak için değil, kendi geçmişini yeniden keşfetmek ve geleceğini daha sağlam temeller üzerine kurmak için okumalıdır. Çünkü bir şehir, mazisini ne kadar iyi hatırlarsa, yarınlarına da o kadar güvenle yürür.

İşte tam da bu yüzden, sizlerle kitapta yer alan Sapanca Destanı şiirini paylaşmak istiyoruz.

Çıktım ki Doğan Tepesine
Bir yeşil deniz serildi önüme
Çam yeşili, çimen yeşili, yaprak yeşili
Can-can bağırdı dereleri

Sonsuzluğa uzadı sonsuzluğa
Ağaç dalları
Öz sularında yüce bereketi Tanrının
Bir gümrah yaprak deryası
Rüzgâra tutulmuş Sapanca’nın

Bir şanlı esiş ki gönlüme vurur
Yeşil belde gözlerimin önünde
Tut ki geçmişten dillenir Sofon
Karargâhını kurmuş Ayan’a serdar

Şimdi ilk Osmanlının nesli
Dalga – dalga bayrak altında
Yeşil beldeyi fethetti
Vurdu mührünü sıla çekmiş kıyılara
Kurdu şehrini Orhan bu cennet diyara

Ulu ağaçlar altında destanlar okundu fethin
Ozanların kopuzlarında kıvraklığı güzelliğin
Bir-bir açıldı ufuklar ardından yeşil dağlar
Başladı düğün

Serdarlar diyarı oldu, yiğitler diyarı oldu
Ve masallarla süslendi.
Bismillâhlarla büyüdü…

Yıl 1957 mevsim sonbahar
Mavi göl üstünden katar-katar geçti kuşlar
Yemyeşil bahçeler, köpüklü sular

Güzelliğin sırrını bilende
Bülbüllerin akpak gecelerde ötende
Bir gurup vakti çavkın suya düşende
İpince beller mecilerde dönende
Dal-dal içimdesin Sapanca

Elma yanaklı, kiraz dudaklı kızların
Keskin bakışlı yağız delikanlıların
Sazların, kemençelerin, horonların
Bir uzun nanayda türkülerin
Yitiksiz bahçelerin, gani meyvaların
Ben sana tutkunum Sapanca

Bencileyin-buram-buram sevgidir gerçek
Gönül kuşun konmuş yeşile
Şırıl-şırıl dalgaların ninnisinde
Kucağına düşmüşüm Sapanca

Sevin, çalış bugün mutlu gündür
Tanıt, büyüt, donat bu senin ünündür
Sen bir yeşil kent, sen bir göl şehir
Yurdumun incisi şirin Sapanca…

Yorum Yap

İçimdeki BEN, Dışımdaki SEN ve SAPANCA ...