Orhan BALKAYA … Nam-ı diğer Kankuloğlu. Batum’dan başlayan bir göç hikâyesi. 87 yıl boyunca Samanlı Dağları’nın gölgesine saldığı kök öyle derine indi ki, artık o sadece bir ailenin değil Sapanca’nın hikâyesi oldu....
1950’lerde Sapanca’ya gelen elektrik, kasabanın kaderine tutulan titrek bir aydınlıktı. O gün yanan lambalar sadece evleri değil, hayalleri de aydınlattı. Işık, bir imkândı; ilerlemekti, umut etmekti. Ama bugünlerde, modern dünyanın tüm vaatleri, bir anda mum arayan ellerin telaşında kaybolabiliyor. Tıpkı hayat gibi…Bir varmış, bir yokmuş dercesine; sessiz ve geçici....
Şehirler, taşlara kazınan yazılarla değil, anlatılan hikâyelerle yaşar. 1957 yılında Hayrettin UYSAL tarafından yazılan Sapanca adlı bu kitap, güzel ilçemizin belediye tarihinde ilk kez kendi tarihini kayıt altına aldığı bir hatıradır. Hem kitap hem de yazarı, Sapanca’nın kültürel ve toplumsal dokusuna dair zamansız bir tanıklıktır....
Okulların tatil olduğu bu dönemde, çocuklarınızla hem eğlenceli hem de öğretici bir zaman geçirmek istemez misiniz? Sakarya Müzesi tam da bunun için ideal bir yer! Bu harika müze, çocuklarımızın tarih bilincini güçlendirirken, onların hayal dünyalarını da zenginleştirecek. Unutmayın, tarih bizleri birbirimize bağlayan en güçlü köprülerden biridir....