Sapanca INFO

Güneş Açtığında Değil, Yağmur Yağdığında Sapanca

Sapanca’nın kaderi güneşle değil, suyla yazıldı. Çünkü bu coğrafyada yağmur sadece havayı değiştirmez; gölü, ormanı, sokağı, turisti, Sapancalıyı hatta hayatı başka bir gözle gösterir. İşte bu yüzden Sapanca’yı gerçekten anlamak için güneşin açmasını değil, yağmurun yağmasını beklemek gerekir.



Fotoğraf Ülker Mesut Kaya’nın sosyal medya hesabından alınmıştır.

Sapanca’yı güneşli havada herkes sever.

Göl masmavi…

Dağlar yemyeşil…

Sahil yolları kalabalık…

Kafeler dolu…

Telefonlar elde…

Herkes farklı Sapanca’nın fotoğrafını çeker.

Peki …

Yağmur yağınca neler olur?

…

Sapanca’da yağmur turnusol kâğıdı gibidir.

Güneşte her şey güzel görünür.

Ama yağmur başlayınca ilçe başka bir yüze bürünür.

Turistiyle Sapancalısı, esnafıyla turizmcisi, gölüyle sokağı…

Yağmur herkese başka bir şey hatırlatır.

Kimi tatilini düşünür, kimi işini.

Kimi gölün manzarasını, kimi suyunu.

Kimi yağmurun ne zaman dineceğini bekler, kimi biraz daha yağmasını diler.

Ve insan o zaman fark eder:

Sapanca’yı sevmek sadece güneşli günlerde göle bakmak değildir.

Bazen, boşalan sokaklara,

Bazen, ıslanan çarşının sokaklarına,

Bazen, kabaran derelere, çekilen göle de bakabilmektir.

Çünkü yağmur kimseyi suçlamaz, kimseyi ayırt etmez.

Sadece Sapanca’yla kurduğumuz ilişkiyi yeniden gösterir.

Belki de bu yüzden Sapanca sevgisinin gerçek rengi güneşte değil,

yağmurda belli olur.

…

Sapanca, her şeye rağmen yönünü turizme çevirdi.

Artık burada sadece Sapancalılar yaşamıyor.

Hafta sonu gelenler var.

Bir gece kalanlar var.

Gelenler gelemeyenler,

gidenler gidemeyenler var.

Sapanca’yı ilk defa görenler var.

Sapanca artık misafirleriyle birlikte başka bir hayat sunuyor.

O halde yağmurla misafir arasını da yapmak gerekiyor.

Çünkü yağmur bu coğrafyanın ev sahibidir,

turist ise misafiri.

…

Biz isteriz ki,

misafir yağmurdan kaçmasın,

yağmur da misafiri kaçırmasın.

Belki bunun yolu, Sapanca’yı yalnızca güneşli günlerin güzelliği olarak anlatmaktan vazgeçmektir.

Yağmurun da bir hikâyesi olduğunu anlatmaktır.

Gölün yağmurla nasıl değiştiğini…

Ormanın yağmurdan sonra nasıl koktuğunu…

Kuzine sobanın yağmur yağdığında neden daha güzel olduğunu…

Sokakların neden sessizleştiğini…

Ve Sapanca’nın neden biraz daha kendisi olduğunu…

Turizm yalnızca güneş satmak değildir.

Yağmuru da sevdirebilmektir.

Sapanca’nın geleceği turizmse,

turisti Sapanca’nın yağmuruyla barıştırmak gerekir.

Belki o zaman yağmur,

misafirliğin bozulan planı değil;

Sapanca’yla kurulan hatıranın kendisi olur.

…

Sözün Özü

Belki de Sapanca’yı gerçekten sevmek;

güneşte gölün fotoğrafını çekmek kadar,

yağmurda gölün suyunu düşünmektir.

Çünkü güneş Sapanca’yı gösterir.

Yağmur ise Sapanca’yı anlatır.

Ve bazı yerler vardır;

güneş açınca güzel, yağmur yağınca memleket olur.

Yorum Yap

İçimdeki BEN, Dışımdaki SEN ve SAPANCA ...