Eskiden Sapanca’yı anlamak için Bostancı Kahvesi’nin ya da Halk Pazarı’nın aynasına bakmak yeterliydi. Kim nerede oturuyor, kim kiminle konuşuyor, hangi mesele Sapanca’da ne kadar yer buluyor… Bugün ise Sapanca hızla değişiyor. Böyle zamanlarda bir ilçenin neyi önemsediğini, neden bir araya geldiğini ve hangi meseleleri kendine dert ettiğini anlamanın yollarından biri de dernekler haritasını incelemek olacaktır.
Bir kenti anlamanın elbette pek çok yolu vardır.
Sokaklarına, çarşısına, kahvehanelerine, esnafına bakarsınız…
Mesela neyi dert ettiğine, kimin ne için bir araya geldiğine bakarsınız.
Bugün ise bir araya gelişlerin en canlı adresi Sapanca’daki 74 dernektir.
Kimi dayanışmanın, kimi inancın, kimi doğanın;
kimi eğitimin, sporun veya mesleğin peşindedir.
..
Kaçının kapısını gerçekten çalabilirsiniz?
Kaçının düzenli kullandığı bir mekânı vardır?
Kaçının güncel bir internet sitesi bulunuyor?
Kaçının faaliyetlerini dışarıdan takip edebiliyorsunuz?
Üye sayıları ne kadar?
Ne kadar aktifler?
Bütün bu soruların cevapları elimizde değil.
Fakat elimizde başka bir şey var:
74 derneğin hangi alanlarda toplandığı.
Ve bazen rakamlar, uzun uzun anlatılan hikâyelerden daha fazla şey söyler.
Öyleyse gelin, Sapanca’nın derneklerine biraz da bu gözle bakalım.
…
Sapancalı Neden Bir Araya Geliyor?
İlk sırada 21 Mesleki ve Dayanışma Derneği bulunuyor.
Bu, bütün derneklerin yaklaşık %28’i demek.
Yani Sapanca’da insanları bir araya getiren en güçlü başlıklardan biri dayanışma.
Meslektaşlık…
Hemşehrilik…
Aynı çevre…
Aynı ortak mesele…
Buna 2 Şehit Yakını ve Gazi Derneği ile Kamu Kurumları ve Personeline Yönelik 2 destek derneğini de eklediğimizde, dayanışmanın Sapanca’daki güçlü damarlarından biri olduğu görülüyor.
Fakat burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor:
Yan yana geliyoruz da, acaba aynı yöne bakıyor muyuz?
Herkes kendi mesleğinin, kendi çevresinin, kendi hemşerisinin ya da kendi meselesinin etrafında bir araya geldiğinde; Sapanca’nın tamamını ilgilendiren meseleleri konuşacağımız o büyük masa nerede kuruluyor?
Belki de asıl mesele, kaç derneğimiz olduğu değil;
Birlikte konuşabildiğimiz kaç meselemiz olduğudur.
…
Kabuk Değiştiren Sapanca
Sapanca’nın ekonomik hayatı giderek turizm ve konaklama ekseninde şekilleniyor.
Fakat dernek haritasına baktığımızda başka bir ağırlık merkezi görüyoruz:
Dini hizmetler alanında 18 dernek.
Buna karşılık kültür, sanat ve turizm alanında 5 dernek bulunuyor.
Bu rakamları birbiriyle yarıştırmak doğru olmaz.
Çünkü bir derneğin sayıca fazla olması, diğer alanların önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Ama bu dağılım bize Sapanca’nın değişirken yalnızca ekonomik değil, sosyal ve kültürel bir dönüşüm de yaşadığını düşündürüyor.
Bir tarafta hızla büyüyen turizm…
Diğer tarafta mahallelerin, inançların, alışkanlıkların ve yerel kimliğin devam eden dünyası…
Bunlar birbirinin karşıtı olmak zorunda değil.
Asıl mesele, aynı Sapanca’nın içinde bu farklı dünyaların nasıl yan yana yaşayacağı.
Çünkü bir ilçenin geleceği yalnızca kaç turist ağırladığıyla değil, kendi kimliğini bu değişimin içinde nasıl taşıdığıyla da ilgilidir.
…
Üretimden Manzaraya Dönüşen Sapanca
Sapanca’yı yalnızca gölden, bungalovdan ve güzel manzaradan ibaret görmek bu coğrafyaya haksızlık olur.
Bu ilçenin toprağı vardı.
Bahçesi vardı.
Tarımı vardı.
Üretim kültürü vardı.
Bugün ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık alanında yalnızca 1 dernek bulunuyor.
Buna karşılık Çevre, Doğal Hayat ve Hayvanları Koruma alanında 7 dernek var.
Burada ilginç bir değişim göze çarpıyor.
Doğayla ilişkimiz bitmiş değil.
Tam tersine doğa hâlâ önemli.
Fakat doğaya bakışımız değişmiş olabilir.
Eskiden doğa;
ekilen, biçilen, üreten ve insanı besleyen bir hayat alanıydı.
Bugün ise daha çok;
korunması gereken bir değer, seyredilecek bir manzara ve üzerinde baskı oluştuğunda savunulacak bir alan olarak karşımıza çıkıyor.
Belki de mesele tam burada.
Biz mi toprağı bıraktık, yoksa toprağın hayatımızdaki anlamı mı değişti?
…
Sapanca’da İnsana Ne Kadar Yer Var?
Bir kentin geleceğini yalnızca yolları, binaları ve tesisleri belirlemez.
İnsana yaptığı yatırım da belirler.
Sapanca’nın dernek haritasında:
Eğitim ve araştırma: 5
Spor: 4
İnsani yardım: 3
Bireysel öğreti ve toplumsal gelişim: 2
Toplumsal değerleri yaşatma: 1
Bu rakamlar elbette tek başına Sapanca’daki eğitim, spor veya sosyal hayatın tamamını anlatmaz.
Ama bize hangi alanların dernekleşme yoluyla daha görünür hâle geldiği konusunda bir fikir verir.
Ve ister istemez şu soruyu sordurur:
Binaların, tesislerin ve yatırımların hızla büyüdüğü bir ilçede;
insanın zihinsel gelişimine, sosyal hayatına ve ortak değerlerine ayırdığımız alan da aynı hızla büyüyor mu?
…
Sosyal Vicdanın Haritası
Belki de tablonun en sessiz başlıkları burada karşımıza çıkıyor.
Engelli alanında: 1 dernek
Yaşlı ve çocuklara yönelik: 1 dernek
Hak ve savunuculuk alanında: 1 dernek
Bu rakamlar “bu alanlarda faaliyet yok” anlamına gelmez.
Sadece dernekler üzerinden baktığımızda, bu başlıkların diğer bazı alanlar kadar güçlü bir kurumsal görünürlüğe sahip olmadığını gösterir.
Oysa şehir dediğimiz şey yalnızca güçlülerin, çalışanların, yatırım yapanların veya turistlerin yaşadığı yer değildir.
Çocuğun da…
Yaşlının da…
Engellinin de…
Hakkını arayanın da…
Bu ilçede bir yeri vardır.
Belki de bir kentin gerçek büyüklüğü, yalnızca ne kadar büyüdüğüyle değil;
en sessiz insanının sesini ne kadar duyabildiğiyle ilgilidir.
…
Peki Sapanca’nın Aynası Bize Ne Söylüyor?
Sapanca’nın dernek haritasında dayanışma güçlü.
İnanç güçlü.
Çevre görünür.
Turizm var.
Ama tarım neredeyse sessiz.
Çocuk, yaşlı, engelli ve hak savunuculuğu ise daha küçük başlıklar olarak karşımıza çıkıyor.
Bütün bunlar bize Sapanca hakkında kesin hükümler vermiyor.
Ama çok değerli bir soru bırakıyor.
Sapanca’nın yarınını hangi meseleler, hangi insanlar ve hangi ortak akıl şekillendirecek?

2 Yorum
Sosyal hafızaiyidir de kontrollü faydaya dönük faaliyet yok gibi.
Sapancayı ve gölü korumak isteyenelet samimi değil, göl kurursa Sapanca bungalowların manzara acıklı hale dönüşecek, eller apışıp kalacak.
Dernek faaliyetleri Sapanca için olduğu dürüstçe değil.
Sapancayı koruma söylemleri ve gösteriler, bungalow mandalarının acıklı duruma düşmesinden endişe ediyor. Samimi değil.
Genel ahlak ve doğa imha ediliyor, entelllektüel söylemler timsah gözyaşı gibi