Sapanca INFO

Zamanın Unutulduğu Yer “PAZARYERİ”

Ayaş-Sapanca arasında ki İpekyolu Turizm Koridorunda bulunan Bilecik iline bağlı PAZARYERİ ilçesi, Sapanca’ya 134 km.



Eğer; hafta sonu veya tatilinizi uzaklara gitmeden DOĞA ve TARİH’in içinde geçirmek istiyorsanız, İstanbul’dan Anadolu’ya-Anadolu’dan İstanbul’a TARİHİN İZLERİ’ni takip ederek gitmek istiyorsanız, yolculukta sizin için sürat değil YENİ YERLER görmek önemliyse Akay-Sapanca İpekyolu Turizm Koridorunu ile deneyimleyebilirsiniz.

SApanca INFO ile Web Tasarım


Kuruluştan kurtuluşa büyük zaferlerin cenk yeri Türkiye’nin PAZARYERİ var. Tarihin, uygarlığın, medeniyetin ve ticaretin kesiştiği, İpekyolu’nun ismidir Pazaryeri. Topraklarında medeniyetin izlerinden öte, kokusunun sindiği, coğrafyanın merkezidir Pazaryeri. 

Bugün Bursa, Bilecik, Kocaeli topraklarını kapsayan ve bölgenin güneybatı bölümünde klan Pazaryeri’ nin tarihi çok eskilere dayanır. İlk çağlarda Bithynia ismi ile Roma döneminde de Armeno Kastron yani Ermeni Kalesi ismi ile biliniyordu ve Armeno ismi Ahı Dağlarının antik ismidir.  Ayrıca bulunduğu konum itibariyle de Bağdat Yolu ve İpek Yolu olarak anılması özelliğinden dolayı günümüze kadar hem tarihin hem ticaret yolunun önemli bir geçiş noktası olmuştur. 

Kayı Aşireti 1132 yılında Söğüt’e yerleştikten sonra Ertuğrul Gazi’ye yaylak olarak verilen Domaniç yaylasına giden en kısa yol Pazaryeri’ nden geçmekteydi. Osman Bey, Osmanlı Devletini kurduktan sonra Anglecoma’ya bugünkü ismi ile İnegöl’e ve verimli ovalara ulaşmak, fethetmek amacıyla batıya yöneldi. Ermeni Derbenti denilen bugünkü Pazaryeri’ nin civarından geçen yolu kullandı. Bu ismin Osmanlılar tarafından Ahı Dağında verilen Ermenek isminden geldiği sanılır. Adı geçen bölge Söğüt ve Bozüyük’ten gelerek Karami Derbendi’ nden bu derbent bugün Pazaryeri’ ne bağlı Karaköy civarındadır. Buradan geçerek Pazaryerine ulaştıktan sonra Ahıbeli, Büyükderbent, Nazihpaşa Köyü civarında Ahı Dağını kuzeyden aşardı. Küçükderbent Bahçesultan köyünden geçerek kurşunlu  yolu ile İnegöl’e ulaşırdı. Osman bey buraları feth ettikten sonra üçüncü oğlu olan Pazarlu Beye iskân ve idare etmesi amacıyla Pazaryeri ve havalisini verdi. Bu bölgenin ismini Pazarlu Bey kendi adını taşıyan Pazarlucuk ismi ile değiştirdi. Bu isim zamanla Pazarcık’a dönüştü. Osmanlılar döneminde önemli ticaret ve askeri yolların üzerinde olduğu için Avrupalı Seyyahlar Anadolu’ya giderlerken Pazaryeri’ nden geçerlerdi. 

17 yy da İran seferine çıkan IV.Murat Sadrazamı Kara Mustafa Paşa idaresindeki ordusuyla birlikte askeri yol üzerinde olan Pazaryeri’ ne uğramış ve konaklamıştır. Buraya kendi adını taşıyan Cami ve Külliyeyi yaptırmıştır. Fakat bu Cami, yunan işgali sırasında yıkılmış, yalnız tarihi minaresi kalmıştır. Caminin yerine daha sonra yenisi yapılmıştır. 

Pazaryeri 19 yy ın sonlarında kadar Hüdevendigar yani Bursa Livasına vilayetine bağlı nahiye idi. 1852 de hicri 1301 de Pazarcık ismiyle Ertuğrul yani Bilecik Livası vilayeti merkez kazasına bağlı nahiye merkezi oldu. Rumeliden Kafkaslardan gelen göçmenlerin ve yörüklerin buralarda iskan edilmesi ile Pazaryeri’ nin nüfusu artmış, çok renkli ve gelişmiş kültür altyapısı oluşmuştur. Kurtuluş savaşı zamanında Pazaryeri üç kez yunan işgaline uğramış ve yıkılmıştır. Miralay Ayıcı Arif Bey komutasında ki birliklerimiz ve yunanlı işgalcileri arasındaki kanlı çarpışmalar sonucunda 5 Eylül 1922 tarihinde yunanlılar Pazaryeri’ ni boşalttılar. Ancak çekilirken yakıp yıktıkları Pazaryeri, harabe halinde bırakılmıştır. 1926 yılında yeniden yapılan idari taksimata göre o zamanki ismi ile Pazarcık, Bilecik ile Bozüyük ilçesine bağlı bir bucak merkezi oldu.  Pazarcık Bucağı 1953 yılında Maraş ilinin Pazarcık ilçesi ile isim benzerliği ve bu benzerliğin çeşitli karışıklığa sebep olacağı gerekçesi ile Pazaryeri ismi ismi ilçe merkezi oldu. 

Pazaryeri’ nin toplam nüfusu resmi rakamla 11.383 kişidir. Pazaryeri nüfusunun 6837 kişisi merkezde ikamet ederken, 4426 kişisi ise köylerde hayatlarını sürdürmektedir. Bu verilere göre ilçe nüfusunun yüzde 44 ü köylerde yüzde 56 sı ilçe merkezinde yaşamaktadır. Pazaryeri ilçe nüfusunun yüzde 50,4 ünü kadınlar, yüzde 49,6 sını erkekler oluşturmaktadır. Son yıllarda Pazaryeri yatırım teşvikleri ile birlikte sanayi kuruluşlarının cazibe merkezi haline gelmiştir. Bu sebeplede ileriki yıllarda nüfusun artacağı öngörülmektedir. 

Pazaryeri sosyal ve kültürel olarakta çok geniş bir insan mozaiğine sahiptir. Kayı aşiretine mensup Türkmenlerin ilçede uzun yılalr yaşamasından sonra Osmanlı İmparatorluğunun Balkanlarda zayıflaması ile birlikte 1875 yılından itibaren Bulgaristan’ın Şumlu, Deliorman ve çeşitli yörelerinden göç yaşamış, ilçenin ekonomik, kültürel ve sosyal yönden enginliğine katkıda bulunmuştur. İlçede yerli halka Manav, göçmen halka Muhacir denilmekte olup ayrıca 1875 yılında Kafkaslardan Abaza ve Çerkez, doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinden Kürt kökenli, Karadeniz bölgesinden Laz kökenli vatandaşlarımız göç ederek Pazaryerinde kültürel bir mozaik oluşturulmasında katkı sağlamışlardır. 

Pazaryeri halk oyunları ve türküleri bakımından da çok zengindir. Yörede oyunlar ve türküler iç içedir. Bütün türkülerinde bir oyunu vardır. Erkekler daha çok şu türkülü oyunları oynar. Aşağıdan gelen hanım oynasın, Mehmedim türküsü, Kazımın türküsü, Bilecik’in altından geçtim, Söğüdün erenleri türküsü söylenerek seymen tutulur. 

399 km2 kare yüzölçümü ile Marmara bölgesinin en hakim geçiş noktasına sahip Pazaryeri’ ne bağlı 6 mahalle ve 24 köy bulunmaktadır. 34943 hektar alana sahip Pazaryeri nde 16049 hektarlık alanı eşsiz doğa güzelliklerine sahip ormanlık alanlarla kaplı ve 12204 hektarlık alanda ekilebilir verimli topraklar sahiptir. İlçenin rakımı 810 metre olup üç tarafı dağlarla çevrilidir. En yüksek dağları güneyinde Ahı dağının devamı olan Uzunçam, Karateke ve Kertalan sırtları 1000-1500 metre arasında değişen yüksekliklere sahiptir. Ova içinde kuzey kısmını boydan boya geçen Sorgun Çayı, doğudan geçen Karasu Çayı ve bunları beslyen bu çaylar ve derelerin üzerine kurulan ve isimlerini kuruldukları yerlerin adlarından alan etrafı çam ormanları ile kaplı doğa harikası beş gölet ve  bir baraj mevcuttur. Bozcaarmut Göleti, Küçükelmalı Göleti, Büyük Elmalı Göleti, SArnıç Göleti, Esere Göleti ve Gül Yurdu Mustafa Eldemir barajında tatilciler için doğa ile başbaşa kalma imkanı bulunmakta olup, aynı zamanda yöre halkı da bu sayede modern bir sulama sistemi kavuşmuştur. Ayrıca Dereköy Barajı planlaması onayı çıkmış 2014 yılında DSİ 3.Bölge Müdürlüğü tarafından baraj inşaatı çalışmalarına başlanmıştır. Bu barajlar ve göletlerin tarım arazilerinin sulanmasına yöre iklimine ve doğa turizmine olumlu sonuçları olmuştur. 

Tarımda ise ağırlık olarak sadece Pazaryeri’ nin verimli topraklarında yetişen iki nadir bitkiden Şerbetçi Otu diğeri  Türkiye genelinde oldukça tanınan Osmanlı Boncuk Fasulyesi ekimi yapılmaktadır. Bunun yanında meyvecilik ve az da olsa buğday ve arpa ekimi yapılmaktadır. İlçe Marmara Bölgesinde yer almasına rağmen iklimi sert ve karasaladır. 

İlçe ekonomisinde önemli bir yeri olan hayvancılıkta ilk sırayı küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve koyun almaktadır. Koyun ırkının tamamını yerli ırk olan Merinos teşkil etmektedir. Hayvancılık büyük çiftlikler halinde olmayıp ferdi küçük ahırlarda yapılmaktadır. Gün geçtikçe bölgede büyükbaş yerli sığırın yerini verimi yüksek yabancı ırklar almaktadır. Zaman teknoloji, ihtiyaçlar ve nüfus şartlarının gelişmesine görede Pazaryeri’ nin ulaşımdaki geçiş yerinin göz önünde bulundurulduğunda artık bu ilçede ekonominin lokomotifini sanayi oluşturmaya başlamıştır. Sanayileşme yolunda Pazaryeri’ nde önemli adımlar atılmıştır. Daha hızlı ve modern bir kalkınma için mevcut ve yatırımı devam eden sanayi kuruluşları ile Pazaryeri göç veren değil göç alan ilçe yolunda hızla ilerlemektedir. 

Pazaryeri’nde küçük el sanatları olarak Dereköy’de az miktarda olsa ağaç oymacılığı yapılmaktadır. Kınık Köyünde çanak-çömlek işçiliği yapılmaktadır. Ayrıca geleneksel olarak kınık Köyünde geleneksel olarak yılın ilk haftasında çömlekçilik festivali düzenlenmektedir. Kilin su ile karıştırılması ile oluşan çamurdan yapılan süs ve kullanım eşyasının yüksek ısılı fırınlarda ısıtılması ile sertleştirilmesi ile çanak-çömlek elde edilir. Yöresel yemeklerin çoğunu hamur işleri oluşturur. Yöre halkının bir bölümü ekmeğim kendi evlerinde ki kerpiç fırınlarda pişirir. İlçe halkının kültürünü yansıtan başlıca yemekleri şunlardır. Mantı, Kuru Fasulye, Bazlama, karıştırma,   Düğün Çorbası, Ekşili Çorba, Çerkez Tavuğu, Abısta, Kaçamak, Pazarcık Helvası insanlar için enerji kaynağı niteliğinde olup ayrıca sindirim sistemini çalıştırma özelliğine sahiptir. Türkiye genelinde meşhur Pazarcık Bozası uzun ve soğuk kış gecelerinde sizlerde içinizi ısıtmak istiyorsanız Pazarcık Bozasını mutlaka tatmalısınız. 

İlçeye gelen misafirlere “Pazaryeri’ ne kavuşmak kolaydır ama ayrılmak pek zordur evladım” der buranın büyükleri. Gerçekten de, görüldükçe ve yaşandıkça verdiği huzuru ile tarihi ve doğal güzellikleri ile havasıyla en önemlisi de insanı ile buralardan ayrılmak istediğinizi içinize haykırıyor bu coğrafya. 

Kaynak
İpekyolu Belediyeler Birliği

Yorum Yap

İçimdeki BEN, Dışımdaki SEN ve SAPANCA ...